
Son dönemde haber ajanslarının iş dünyası ve ekonomi bültenlerine şöyle bir göz attınız mı? Biz Ajans PR olarak her gün inceliyoruz ve gördüğümüz manzara maalesef gerçek iletişimden çok uzak.
“X Markası Kış Koleksiyonunu Tanıttı”, “Y Şirketi Kampüslerde Etkinlik Başlattı”, “Z Firmasında Üst Düzey Atama”, “A Kurumu Bayram Kampanyası Yaptı”…
Neredeyse her gün aynı markaların, birbirinin kopyası, sıradan ve ruhsuz metinlerle haber ajanslarında yer aldığını görüyoruz. Belli ki birileri ajanslara ciddi bütçeler ayırmış ve “Hadi, bugün de bir şey yazın da ismimiz çıksın” mantığıyla ilerliyor. Peki, okuyucu tarafından bakıldığında bu gerçekten etkili bir PR çalışması mı, yoksa sadece sıkıcı metin yığınları mı?
Bir PR ajansı olarak net bir şekilde söylemeliyiz ki: Bu, markanıza uzun vadede zarar veren bir stratejidir.
Miktar, Kalitenin Önüne Geçtiğinde Ne Olur?
Evet, ulusal bir haber ajansında adınızın her gün geçmesi, kısa vadede ulaşılacak kitle açısından bir avantaj sağlıyor gibi görünebilir. Patronlara veya yönetim kurullarına sunulan raporlarda “Bu ay ajanslarda 30 haberimiz çıktı” demek hoş bir istatistik olabilir. Ancak asıl tehlike görünmeyen kısımdadır: Marka yorgunluğu ve klişeleşme.
Sürekli “indirim, atama, sıradan etkinlik” haberleriyle tüketicinin karşısına çıkan bir marka, bir süre sonra “Görünmezlik Pelerini” giymiş olur. Okuyucu o markanın adını gördüğünde artık okumaya değer bir içerik beklemez, sayfayı kaydırır geçer. Haberciler ve editörler nezdinde ise markanız “spam” klasörüne zihinsel olarak atılır.
Gerçek PR, Haber Değeri Yaratmaktır
Ajans PR olarak her zaman savunduğumuz bir ilke var: Her gelişme bir basın bülteni değildir. Bir firmanın bahar kampanyası başlatması veya bir müdürün yer değiştirmesi, şirket içi bir duyurudur; ulusal bir “haber” değildir.
Gerçek ve etkili bir PR çalışması;
- Topluma dokunan,
- Sektöre yön veren,
- Bir problemi çözen veya bir vizyon ortaya koyan hikayeler yaratmaktır.
Sürekli aynı nakaratı tekrarlayarak markanızı eskitmek yerine; daha seyrek ama daha vurucu, içerik kalitesi yüksek, veriyle desteklenmiş ve gerçekten “okunmaya değer” hikayelerle medyanın karşısına çıkmalısınız.
İtibar, Sıkıcılıkla İnşa Edilmez
Markanızın adını her gün sıradan metinlerle haber ajanslarında görmek yerine, ayda bir kez ama tüm sektörün konuşacağı, manşetleri süsleyecek ve rakiplerinizi kıskandıracak gerçek bir iletişim stratejisi kurgulayın.
Unutmayın; iyi bir PR ajansı size sadece “haberiniz çıktı” raporu vermez. Sizin için konuşulmaya değer, itibarı güçlendiren, klişelerden uzak gerçek hikayeler yaratır. Tıpkı bizim Ajans PR’da yaptığımız gibi.
Peki siz markanızı her gün sıradanlaştırıyor musunuz, yoksa akıllarda iz mi bırakıyorsunuz? Stratejinizi gözden geçirmenin vakti gelmiş olabilir.